NEREDE KALMIŞTIK?.....
Tekrar karşılaşma...
Terry geminin içinde uzaklaşırken Candy onun arkasından yaşlı gözlerle bakar... "Hayatta olduğumuz sürece bir gün tekrar karşılaşacağız...." Bunlar onun teselli sözleridir.
Türlü zorluklarla Amerika'ya varan Candy, Terry ile Pony Evi'nde karşılaşma şansını kaçırırır ve birkaç dakikayla geçişirler. Bu onların ne ilk ne de son bir türlü buluşamama hikayesidir. Lafı uzatmayacağım ve hızla özetleyeceğim animedeki şekliyle olayları. Sonrasında Manga'sını Türkçe'ye çevirip siteye koymak gibi bir niyetim var çünkü... Bir de hakikaten tüm hikayeyi bölüm bölüm anlatmak içimden gelmiyor, zaten laptopun da pili bitmek üzere...Neyse dönelim konumuza
Candy hemşire olur, Terry ise aktör... Fakat bu Terry'e Susanna adlı bir kız musallat olur, o da aktristir aynı tiyatroda ama Terry ona hiç yüz vermez. Terry'nin tiyatrosu Candy'nin çalıştığı şehir olan Chicago'ya gelince Candy orada Terry ile görüşmeye çalışır ama Terry'nin hayranları arasında ezilip kalır. O da Terry'nin oteline gider ancak Terry de Candy'i görmek umuduyla onun çalıştığı hastaneye gitmiştir. Sabaha kadar hastane kapısında bekler ama Candy gelmez, o da ona bir not bırakıp tren istasyonuna gider. Candy ise otelde Susanna ile karşılaşır ve Susanna ona kötü davranıp alelade bir hayranıymış gibi gönderir oradan. Sabahleyin Terry istasyonda bir umutla Candy'i beklemektedir, Candy ise hastanede işbaşı yapmış, ona bırakılan nottan habersizdir ancak notu alır almaz tren istasyonuna koşar. Tren hareket etmiştir ama Terry açık olan kapıdan dışarı sarkıp Candy'i beklemeye devam etmektedir... Sonra birden çitlerin üzerinden atlayarak koşan beyazlar içinde bir kız görür! Candy! "Hemşire kıyafeti ona ne kadar da yakışmış" diye düşünür. Terry de Candy'i görür... Bakışırlar, gülümserler birbirlerinin adlarını seslenirler.... sonra Candy küt diye yere düşer ve tren uzaklaşır... Seyirci de içinden Terry'e bin türlü küfreder şu hareket eden trenden neden atlamadı diye!...
Hikayemizin trajik kısmı şimdi! Tıklayın...